AnalizFosil YakıtlarGüneş EnerjisiİklimRüzgar EnerjisiTeknolojiYenilenebilir Enerji

Yenilenebilir Enerji Küresel Üretimde Kömürü Geride Bıraktı

Paylaş
Paylaş

Dünya enerji tarihinde bir dönüm noktası yaşandı. 2025’in ilk yarısında yenilenebilir enerji kaynakları, küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bırakarak yeni bir dönemin kapısını araladı. Artık enerji arzının kalbinde rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri yer alıyor.

Güneş ve rüzgâr kömürü geçti, enerji dengesi değişti

Enerji düşünce kuruluşu Ember’in küresel analizine göre, Ocak–Haziran 2025 döneminde yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik, dünya genelinde kömür santrallerinin üretimini geride bıraktı. Güneş ve rüzgâr birlikte, toplam küresel üretimin %32’sini oluşturdu. Bu oran, kömürün payını ilk kez %30’un altına çekti. Söz konusu dönemde elektrik talebi %2,6 artarken, yeni talebin %83’ü tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılandı.

Rüzgâr üretiminde yaklaşık %7, güneş enerjisinde ise %10’luk büyüme kaydedildi. Bu artış, kömür ve doğal gaz üretiminde sırasıyla %1,8 ve %3 oranında düşüş anlamına geliyor. Analizde ayrıca, hidroelektrik santrallerinin kuraklıktan etkilendiği; buna rağmen güneş ve rüzgârın açığı fazlasıyla kapattığı vurgulandı. Öte yandan, temiz enerji yatırımlarının küresel ölçekte artış hızı, fosil yakıt finansmanını ilk kez geçti.

Çin ve Hindistan dönüşümde başı çekiyor

Küresel geçişin lokomotifleri arasında Çin ve Hindistan dikkat çekiyor. Çin, yalnızca 2025’in ilk yarısında devreye aldığı yenilenebilir enerji kapasitesiyle diğer tüm ülkelerin toplamını geride bıraktı. Bu ülke, aynı dönemde kömürden elektrik üretimini yaklaşık %2 azalttı. Hindistan’da ise rüzgâr ve güneş üretimi, elektrik talebinden üç kat daha hızlı büyüdü. Bu ivme, fosil yakıtlarda belirgin bir düşüş getirdi.

Ancak tablo her yerde aynı değil. ABD ve Avrupa’da olumsuz hava koşulları nedeniyle kömür ve gaz üretimi yeniden artış gösterdi. ABD’de kömür kaynaklı üretim %17, Avrupa’da ise doğalgaz üretimi %14 yükseldi. Buna karşın uzun vadeli projeksiyonlar, 2026 itibarıyla bu artışların yeniden gerileyeceğini öngörüyor.

Uluslararası ajanslar: “Yeni normal başladı”

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2030’a kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin iki kattan fazla artmasını bekliyor. Ajansa göre, mevcut yatırım hızı korunduğu takdirde 2030’da elektriğin yarısından fazlası temiz kaynaklardan üretilecek. Ember raporu da bu eğilimi destekliyor ve “fosil yakıtlarda zirvenin 2024’te görüldüğü, artık düşüş dönemine girildiği” değerlendirmesini yapıyor.

Dahası, enerji depolama teknolojilerindeki ilerleme bu dönüşümü hızlandırıyor. 2025 itibarıyla küresel batarya depolama kapasitesi 420 GWh seviyesine ulaştı; bu da bir önceki yıla göre %45 artış anlamına geliyor. Güneş ve rüzgâr üretiminin değişkenliğini dengeleyen bu sistemler, arz güvenliğini güçlendiriyor.

Türkiye için güçlü bir referans

Yenilenebilir üretimin kömürü geçmesi, Türkiye açısından da önemli bir gösterge niteliğinde. Ülkemizde 2025 itibarıyla elektrik üretiminin %56’sı yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Bu payın 2030’a kadar %70’e çıkarılması hedefleniyor. YEKDEM mekanizması ve YEKA ihaleleri, bu geçişte temel destek unsurları olmaya devam ediyor.

Enerji uzmanları, Türkiye’nin özellikle rüzgâr potansiyelinde Avrupa’nın ilk beş ülkesi arasında yer aldığına dikkat çekiyor. Aynı zamanda, batarya ve hidrojen yatırımlarındaki ivme, ulusal şebekeyi daha esnek hale getirebilir.
IEA’nın 2030 projeksiyonuna göre ise Türkiye, bölgesel enerji ihracatında yenilenebilir kaynaklarla önemli rol üstlenebilir.

Kömür sonrası çağ başlıyor

Uzmanlara göre bu eşik, yalnızca enerji istatistiklerinde değil, politikada da paradigma değişimini temsil ediyor. Artık ülkeler için asıl soru “yenilenebilir kaynaklara geçilecek mi?” değil; “bu geçiş ne kadar hızlı olacak?” sorusu. Kömürden çıkış planları, karbon piyasalarıyla birleştiğinde hem iklim hedefleri hem de enerji güvenliği açısından yeni bir dönemi tanımlıyor.

Kısaca, 2025’in ilk yarısında atılan bu adım, dünyanın fosil çağından yenilenebilir çağa resmen geçtiğini gösteriyor. Artık güneş doğduğunda sadece yeni bir gün değil, yeni bir enerji düzeni de başlıyor.

Kaynak: The Guardian; Ember; Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)

Paylaş
Yazar
Enerji Vizyon -

EnerjiVizyon

Bir Yorum Yaz

Bir yanıt yazın

Benzer Yazılar
Analiz

Türkiye’de Enerji Depolama Gerçeği 2026: Her Yatırım Kazanmayacak

2026’da Türkiye enerji depolama pazarı, artık “gelecek teknolojisi” değil; doğrudan piyasa fiyatlarını...

DepolamaGüneş EnerjisiYenilenebilir Enerji

Enerji Depolama Sistemleri BESS Şebeke Esnekliğinde Yeni Dönem

BESS (Battery Energy Storage Systems) yani enerji depolama sistemleri, 2026 enerji gündeminin...

EPDKKurumlarYenilenebilir Enerji

Çağrı Mektubu Almadan GES Kuranlar İçin Sert Yaptırım Geliyor

Türkiye’de lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) yatırımları hızla artarken, sahada “izinsiz kurulum”...

AnalizElektrikEnerji VerimliliğiYapay Zeka

Enerji Veri Merkezleri ve Yapay Zeka Elektrik Tüketimi: Türkiye İçin Yeni Bir Risk Alanı mı?

Veri merkezleri ve bulut altyapısı gibi dijital dönüşümün kilit unsurlarına güç veren...